1 Aralık Dünya AIDS Günü

 

HIV Enfeksiyonu ilk defa ortaya çıktığı 1980'li yıllardan bu yana , tüm dünyada artarak yayılmaya devam etmektedir. Enfeksiyon korunmasız cinsel temas, ortak paylaşılan enjektörlerle damar içi kullanımı, enfekte kan transfüzyonu yoluyla veya anneden bebeğe gebelik döneminde, doğum sırasında veya doğum sonrasında emzirmeyle bulaşabilmektedir. Bulaş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu tüm yaş gruplarında görülebilmektedir.

Bulaşıcı hastalıkların ihbarı ve bildirim sistemi doğrultusunda HIV/AIDS vakalarının bildirimleri zorunlu olmakla birlikte 1994 yılından itibaren özel sürveyans Programı ile yürütülmekte olup teşhis konulan hastaların bildirimleri isim belirtilmeden, kod kullanarak yapılmaktadır. Günümüzde hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler kaydedilmiş olup tedavi, bulaştırıcılığı azaltmakta ve enfeksiyonun anneden bebeğe geçişini engelleyebilmektedir.

 Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) 2016 yılı raporlarına göre; dünyada 2016  yılı içinde yaklaşık 1,8 milyon kişinin HIV  enfeksiyonuna yakalandığı, dünyada toplam 36,7 milyon HIV taşıyıcısının bulunduğu ve 1 milyon kişinin AIDS nedeni ile öldüğü belirtilmektedir. Dünya genelinde hasta sayısı azalırken Doğu Avrupa ve Orta Asya'da hasta sayısı artmaktadır.

Ülkemiz HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında yer almakla birlikte son yıllarda vaka sayılarında artış izlenmektedir.

Ülkemizde, 1985 yılından günümüze kadar doğrulam testi pozitif tespit edilerek bildirilen 15054 HIV ve 1590 AIDS vakası tespit edilmiştir.HIV/AIDS vakalarının %79’u erkek, %21’i kadın olup %15,3’ü yabancı uyruklu kişilerdir. En fazla 25-34yaş aralığındaki kişilerde görülmektedir. HIV enfeksiyonunun %48,8’i cinsel yolla bulaşmakta olup cinsel yolla geçişlerin 2/3’si heteroseksüel cinsel ilişki ile olmaktadır.

HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolunun cinsel temas olması nedeni ile neredeyse korunmada“tek çare tek eşliliktir”.Tek eşliliğin yanı sıra, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yoludur. Şüpheli durumlarda ise vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna müracaat ederek test yaptırmak gerekir.

Ülkemizde 1986 yılından bu yana kan ve kan ürünleri ile bulaşmaya karşı insanları koruma amacı ile tüm kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. 1987 yılından beri organ ve doku nakilleri öncesinde de gerekli testler yapılmaktadır.

Günümüzde doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan HIV pozitifler kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler. Geç HIV tanısı alan ve AIDS evresinde olan kişiler dahi ilaç tedavisi ile sağlık ve yaşam kalitelerini artırarak yaşamlarını sürdürebilrler.

Bunların yanı sıra, HIV pozitif annenin; gebelik döneminde, doğum sırasında ilaç tedavisi alması, doğum sonrasında bebeğe uygulanan ilaç tedavisi ve emzirmenin önlenmesi ile anneden bebeğe HIV bulaşı önlenebilmektedir.HIV(+) anneden ilaç tedavisi ile HIV(-) bebek doğabilmektedir.

HIV enfeksiyonu, HIV pozitif kişilerle, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, aynı ortamda bulunmakla,ortak çatal kaşık kullanmakla, dokunmak, tokalaşmakla, telefon, kitap, defter gibi araçları ortak kullanmakla, ortak duş-banyo alanlarını, havuzları, tuvaletleri ortak kullanmakla  böcek ve sinek sokması ile bulaşmaz.

Ülkemizde;HIV/AIDS hastalığının yayılımının önlenmesi hedefiyle toplumda ve yüksek riskli davranışta bulunan gruplarda korunma ve önleme çalışmalarına öncelik verilmesi, HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılık ve damgalanmanın önlenmesi, şüpheli teması olan kişilerin HIV/AIDS hastalığı, bulaşma, korunma yolları konusunda bilgilendirilmesi ve doğru yönlendirilmeleri, HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye kolay ve kesintisiz biçimde ulaşmasının sağlanması, sosyal destek, bakım olanaklarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılması için çalışmalar yürütülmekte ve yeni çalışmalar planlanmaktadır.

Bu kapsamda hastalık cevabını destekleyecek ve güçlendirecek pek çok çalışma yürütülmektedir. HIV/AIDS açısından hassas ve önemli gruplara;HIV/AIDS’den korunma ve bulaş yolları hakkında bilgi verilmesi, ücretsiz ve gizlilik esasları içerisinde HIV test hizmetinin sunulması, test öncesi ve sonrasında danışmanlık hizmetinin sunulması, tedavi için doğru merkeze yönlendirme  yapılabilmesi için Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri oluşturulmaktadır. Öncelikle büyük illerden başlanarak, turizm sektörünün yoğunlaştığı, yurtdışı gidiş gelişin ve  nüfus hareketliliğinin yüksek olduğu illerimizden başlanarak bu merkezlerin sayılarının artırılması temel stratejilerimiz arasında yer almaktadır.

Ayrıca, yeni vaka sayısını azaltmak amacıyla toplumun bilgilendirilmesi ve farkındalığının arttırılması için örgün ve yaygın eğitim müfredatında bulunan konuyla ilgili bilgilerin güncellenmesi, basılı doküman desteğinin sağlanması,üniversiteler başta olmak üzere farkındalık ve bilgilendirme için tüm hedef gruplarda akran eğitimi dahil eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi çalışmaları yürütülmektedir.

Bakanlığımız, insan haklarını gözeterek ve etik kurallar çerçevesinde, UNAIDS ve Dünya sağlık örgütü tarafından belirlenen uluslararası öneri ve uygulamalar ışığında, konunun tüm paydaşlarını kapsayacak bir bakış açısı ile çalışmalarını işbirliği içinde sürdürmeye devam etmektedir. 

 

1.png